alpbanner.jpg

Alp Ersönmez ”Cereyanlı” feat. İmer Demirer, 08.02.2012, Babylon İstanbul, 21:30…

Facebook bağlantısı için…

Facebook Twitter

Alp Ersönmez ”Cereyanlı” feat. İmer Demirer, 28.12.2011 Çarşamba, Otto Sofyalı, 23:00…

Facebook Twitter

Alp Ersönmez ”Cereyanlı” feat. İmer Demirer, Otto Sofyalı, 28.12.2012 Çarşamba, 23:30…

Facebook Twitter

Alp Ersönmez ”Yazısız”, Nardis Jazz Club, 22.12.2011, Perşembe, 21:30…

Facebook Twitter

Kampüs’te Caz Turnesi 2011…Bağlantılar…

Grizine İstanbul Galatasaray Üniversitesi


Grizine Adana Çukurova Üniversitesi


Grizine Trabzon


Grizine Ankara/Trabzon


Grizine Erzurum Fotoğraflar


Grizine Trabzon Fotoğraflar


Biletsiz.com Röportaj


Hürriyet Sanat


Milliyet Sanat

Facebook Twitter

Facebook Twitter

Facebook Twitter

İstanbul Sessions…London Jazz Festival…17-18 Kasım/November 2011…

click for more …

http://www.londonjazzfestival.org.uk/events/2011-11-17/nublu-in-london

Facebook Twitter

Akbank Caz Festivali Kampüste Caz tarihleri belli oldu…

daha fazla bilgi icin: www.akbanksanat.com/alpersonmez

Facebook Twitter

İzmir’e ve İzmirli’ye dair düşünceler…

Ben geceleri kapkaranlık bir ufka bakmayı sevmem. Çocukken görmeye alıştığım şey, hiç ışık olmasa bile karanlıkta yukarı doğru tırmanan minik bir ışık yoluydu. Karşıyaka’dan “karşı yaka”ya bakarken hiçbirşey görmesen, Teleferiğin ışığını görürsün. O dağın orda olduğunu bilirsin. Işığından takip edersin. Denizden biraz içeri yürürsün, kumru yersin. Gece içtiysen üstüne boyoz. Yımırtalı. Tuna Pastanesi’nde akşamüstü çikolatalı veya limonlu dondurma yersin. Daha iyisi beeelki vardır. Kızları kesersin. Çoğu bayağı bir güzeldir. Nazlıdırlar. Araya tanıdık falan koyarsın. Numarasını üçüncü görüşmede beeelki alırsın. Ha benim kendime ait anlattığım bu detayların Karşıyaka’ya ait olması, benim ayrı bir “otuzbeşbuçukçu” olduğum izlenimini yaratmasın. Bence İzmir’in kendisi bu güzelliği yaratır. Karşıyaka’nın buçuğuna inanmam ben.

Ama İzmir’in eleştirilecek çok tarafı var tabi. Birkaç gün önce Uğur Dündar televizyonda, İzmir’deki CHP belediyelerinin kaybedilebileceğini söyledi. TABİ KAYBEDİLİR. Bu kadar rahat oy almaya alışmış, İzmir’i kale olarak gören anlayış, mevcut İzmir’li rehavetiyle daha çok hezimete mahkumdur. Bunda İzmir’linin payı çok büyük. Neden İzmir gibi İç Anadolu’ya bu kadar rahat ulaşabilen, deniz kıyısında, çok büyük turizm merkezlerinin göbeğinde kurulmuş, geniş tarım alanlarına yakın bir şehir ortalama bir zenginliğe sahiptir? Neden İzmir sanayii olması gerekenden daha zayıftır? Ben size deyvereyim…Çünkü İzmir’li sıkıştırılmaya gelmeeeez…Cuma akşmüstü 6 oldu mu, kralı gelse o kepengi kaldırtamaz ona. Arabasına atlar, artık Çeşme midir, Yeni Foça mıdır neresiyse farketmez yazlığına basar gider, rakısını koyar, balığını yapar yer. Kavun, okey, yüzme falan…Şehirde kaldıysa da yine bir restoran bişey bulur, bahane yaratır kendine, gider. Abicim şehir güzel, kızlar güzel, yemek güzel, iklim güzel, heryere ulaşım rahat, karışan yok, sende de karışma isteği yok, daha ne olsun? Zaten bu şekilde dolce vita. Uğraşsam noolcak? 1998′de bile biz Kangroove ile Mavi’de çalarken, Pain -ki bence Türkiye’deki en iyi rock gruplarından biriydi- Punta’da, No Name bi yerde, Centimetre bir yerde, şimdi aklıma gemeyen pek çok grup başka klüplerde çalardı. VE HER GRUP ÇOK İYİ ÇALARDI. Şu an İzmir’de bunu göremediğimi üzülerek söylemem gerek. Vasat, sesini oturtamamış cover grupları var İzmir’de artık. Ve sayıları da çok değil. Çünkü mekan fazla yok. MÜZİĞİN ALL INCLUSIVE’E DEĞİL, BUTİK OTELCİLİĞE İHTİYACI VAR. Küçük klüp olsun, orda iyi bir grup kendi sesini bulsun, sonra yürüsün gitsin…Mavi’nin bu açıdan hepimize çok büyük yararı olmuştur. İstanbul’a ilk geldiğimde İzmir’li müzisyenlerin iyiliğinden ve fazlalığından bahsedilirdi, biz de gurur duyardık. Ben şimdi İzmir’den yetişen yeterli sayıda iyi kalite müzisyen görmüyorum; kimse bana kızmasın. Ama bu da arz talep dengeleri ile oluşuyor. Millet daha kaliteliyi duyma ihtiyacında değil ki yahu. Rahatı zaten yerinde. “Ulan gitçem şimdi Kürşat’lar caz çalıyodur, ne biliyim abi ben cazdan anlamıyom ya, gel boşver şeye gidelim de orda iki tek atalım, ya zaten abi karılar daha güzel bi de zaten olum orda bi kumrucu var ters gelirsin” ile geçen bir yaşam, nezdimizde Ertürk Yöndem’liktir. İzmir’li keşke mevcut miskinliğinden ve beklentisizliğinden vazgeçebilse. Ancak ne yazık ki sanatı, yaratıcı düşünceyi ve daha çok çalışmayı sığ bir huzurla takas ettiği bu gizli anlaşma ile mutlu gibi sanki…

Amma velakin sevgili okur…(ba ba ba hemen de usta romancı oldu adam)…

Ben bisiklete binmeyi İzmir’de öğrendim. İlk sevgilim İzmir’de oldu. İlk spor ayakkabımı İzmir’de aldım. İlk gitarımı da. İlk kez sahneye İzmir’de çıktım. Okuma yazmayı İzmir’de öğrendim. Sakallarım İzmir’de çıktı. Saçlarımı İzmir’de uzattım, İzmir’de döktüm -İstanbul’da beyazlatıyorum. Şimdi nufüs cüzdanımda doğum yerim İzmir yazmamış, bana ne ya…Ben İzmir’liyim kardeşim…

Son sözüm şudur…Ey millet, gevreğe simit, çiğdeme çekirdek demekten vazgeçin…komik oluyorsunuz…

Facebook Twitter
Yaklaşan konserler
  • 23/09/17 - 21:00 MadenÖktemErsönmez- MÖE - Denizde Caz - İstanbul
  • 26/09/17 - 21:00 Yalın - Harbiye Açıkhava Tiyatrosu - İstanbul
  • 03/11/17 - 21:00 İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions feat. Dave Harrington - Babylon - İstanbul
  • 08/11/17 - 21:00 İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions feat. Dave Harrington - Enjoy Jazz - Mannheim
  • 25/11/17 - 21:00 Erik Truffaz - Babylon - İstanbul
Bülten
...
Haber Arşivi
  • 2017 (81)
  • 2016 (90)
  • 2015 (46)
  • 2014 (56)
  • 2013 (56)
  • 2012 (54)
  • 2011 (23)